Herşey olamam…
Gün içinde çeşitli aktivitelerle zamanımızı kullanıyoruz. Bunun içinde; iş, sosyal ilişkiler ve kendimiz var…
Herşey olamam…
Gün içinde çeşitli aktivitelerle zamanımızı kullanıyoruz. Bunun içinde; iş, sosyal ilişkiler ve kendimiz var…
Herkes için 24 saat olan zaman; bazen kullanım alanına göre uzun bazen ise kısa olarak gözlemlenebiliyor. Bitmeyeceğini düşündüğümüz yaşamın hızla geçtiği gerçeği ile karşılaştığımızda panikliyoruz.
Son yılların teknolojik gelişimine paralel sosyal medya kullanımındaki zamansal uzamalar herkesin bir diğeri hakkında bilgi ve inanç edinmesini sağlıyor. Özellikle medyatik karakterlerin yaşam karelerini sosyal medya üzerinden paylaşmaları, bazı kişilerin onları özdeşim nesnesi olarak görmelerine yol açıyor.
Sanki sosyal medyada herkes mutlu, herkesin bohem bir hayatı var gibi. Sanki herkes bolluk ve bereket içinde. Bir tek ben mi mutsuzum? Bir tek benim mi yaşam zorluklarım var? Diyenlerin olduğunu duyuyor gibiyim…
Bir kısmımız bu gerçekliğin sanal olduğunu, bu karelerin aslında genellenemez olduğunun farkında. Bir kısmımız ise bu sosyal medya fenomenlerinin söylemlerinin tamamen gerçeği yansıttığını düşünerek yaşam şekillerini sorguluyor.
Hatta sorgulamakla kalmayıp mutsuzluk içinde değiştirmeye çalışıyor.
Söylemler içinde olanlar “İşimi bıraktım. Karavanla yaşama başladım. Teknemle dünyayı dolaşıyorum. Bali de bambaşka bir yaşamın içindeyim”.
İnsanın böyle söylemlere inanası geliyor. Belki de bir kısmı gerçek. Ne dersiniz?
Mutluluk denilen kavramın o kadar yüceltildiği sözcüklerle karşı karşıyayız. Sanki hiç mutsuz olmamız gerekiyormuş gibi.
Yaşamın düalite olduğundan hareketle, salt mutluluk ve mutsuzluğun olmadığı düşüncesi içindeyim. Birinin diğeri içinde eridiği, diğeri olmadan bir diğerinin anlamının olmayacağı. Kısaca sürekli mutlu ve mutsuz olamazsın. Bunların biri var ise bil ki diğer duygu kısa zamanda seninle olacak.
O zaman sormamız gereken nedir? İdealize ettiğimiz bir yaşam mı? Kendi gerçekliğimiz içinde kurguladığımız bir yaşam biçimi mi? Önce kendimize sormamız gereken ben nasıl bir yaşamın içindeyim. Sonra niçin yaşamak istiyorum. Sonrasında nasıl sorusunun cevabını bulmamız kolay olabilir.
Son sözü ünlü Alman filozof Friedrich Nietzsche söylesin: İnsanın en zor koşulları bile dayama gücünü açıklayan derin sözü. "Yaşam için bir nedeni olan kişi, neredeyse her nasıla katlanabilir".
H.Fatih Dane
Klinik Psikolog Doktor