Sosyal güç ve trafik kuralları

Bir bayram sonrası Kaş-Antalya’dan İstanbul’a dönüş yolundayız...

05 Haz 2026 - 19:17 YAYINLANMA

Sosyal güç ve trafik kuralları

Bir bayram sonrası Kaş-Antalya’dan İstanbul’a dönüş yolundayız...

Dönüş yolculuğuna trafik yoğun olur endişesi ile bir gün önceden başladık. Tabi ki evdeki hesap çarşıya uymadı. İnanılmaz bir trafik vardı. 9 saat 30 dakikalık yolculuk toplam 15 saatte tamamlanabildi. Sabırla, şerit değiştirmeden ve kimsenin hakkını yememek üzerine içselleştirdiğim kurallarımla yola koyuldum.

Bursa yakınlarında trafik çok sıkıştı ve bazı sürücüler emniyet şeridindeki yerlerini aldılar. Benim düşünceme göre EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) ve trafik kontrolü olmadığı için beklenen sürücü davranışları devreye girdi. Emniyet şeridine giren yan arabada sürücü koltuğunda oturan 30 yaşlarındaki genç arkadaşıma söyledim ve sordum. “Emniyet şeridindesin, trafik ihlali yapıyorsun ve en önemlisi benim hakkımı da gasp ediyorsun. Neden?”. Aldığım cevap “beni şaşırttı” dersem yalan söylemiş olurum. “Benim sana bir zararım yok, ben bu şeride giriyorum gelirse cezasını öderim” dedi ve gitti.

Mesele ceza ödemesi miydi? Ödediği ceza benim hakkımı geri verecek miydi? Emniyet şeridini kullanma hakkına sahip olan; ambulans, güvenlik güçleri yada itfaiye araçları ihtiyaç halinde nereden gidecekti? Bu sorular zihnimi meşgul ederken sosyal psikoloji ve örgütsel davranışın önemli isimlerinden French ve Raven (1959) aklıma geldi. Sosyal güç tanımı bize ışık tutabilir diye düşündüm. Bu kavram; kişilerarası etkileşimde ortaya çıkan çok boyutlu, psikolojik ve ilişkisel bir dinamik. Sosyal güç; bir kişinin bilişsel süreçleri, davranışları, duyguları ve tutumlarının bir başkasından etkilenmesi ve bu kişide değişiklik yaratılması potansiyeli. Etkileyen ve etkilenen arasındaki ilişki. 

Bunlardan ilki zorlayıcı güç; insan psikolojisinde korku ve kaçınma motivasyonuna dayanır. Karşı tarafa psikolojik, fiziksel veya ekonomik bir ceza verme, onu mahrum bırakma ve olumsuz bir yaptırımla karşılaşma durumudur. Eğer emniyet şeridini kullanan sürücü arkadaşımız ceza alabileceği ile ilgili bir durumla karşılaşsaydı, böyle beylik laflar etmeyip emniyet şeridini kullanamazdı. Bedel ödemeyeceğini düşündüğü için emniyet şeridine girdi. Biz buna itaat davranışı diyoruz. Otorite varsa uy, yoksa devam et. Tutumların içselleştirilmesini sağlamayan, sürekli gözetim gerektiren bir güç.

Bir diğeri ödüllendirici güç; olumlu pekiştirmeye dayanan yöntemler içerir. Burada kişi hedef davranışı yaptığında arzuladığı maddi ve manevi tatmini (onaylanma, takdir) alırsa ödüle ulaşmak için güç sahibinin taleplerine uyum sağlayarak davranışı tekrarlayabilir. Bu örnekte sürücü arkadaşımızın alabileceği ödül kurallara uyduğu için yan taraftaki insanlar tarafından tebrik edilmesi olabilirdi. Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim atasözünü de duyar gibiyiz.

Bir diğeri meşru yada yasal güçtür. Bu otorite kavramına karşılık gelir. Hedef durumundaki kişi, güç sahibinin konumundan dolayı ona emir verme hakkına sahip olduğunu düşünüp ona itaat eder. Bu durumda ben polis olsaydım muhtemelen emniyet şeridini ihlal eden arkadaşımız bana bu şekilde konuşamayacak ve söylediklerime itaat ederek emniyet şeridini terk edecekti.

Dördüncü uzmanlık gücüdür. Etki eden kişinin yüksek düzeyde teknik bilgisine, analitik becerilerine dayanan bir güç sunar. Yani karşı tarafı etkileyen kişi; bilgisi, daha üstün bilişsel kapasitesi yada çözüm yollarını önermesi ile değiştirebilir. Bu örnekte beni dinleyecek bir sürücü olmadığı için bunun gerçekleşmesi de mümkün olmayacaktı. Bunu belki de sürücü kurslarındaki hocalarımız ya da Milli Eğitim Sisteminin içinde ahlaklı insan olmanın kurallarını öğreten etik dersi ile sağlamak mümkün olabilirdi.

Beşinci sosyal güç karizmatik dediğimiz referans gücüdür. Bu güç kişinin karşı tarafa hayranlık, saygı duymasına dayanır. Onu rol model alır ve onun gibi olmaya çalışır. Buradaki davranış özdeşim davranışıdır. Hayran olduğu figürün değerlerini, tutumlarını ve inanç sistemlerini kopyalayarak kendi kimliğine entegre etmesine dayanır. Bu nedenle uzun vadeli, en az dış denetim gerektiren ve en içselleştirilmiş güç türüdür. Bence önemli örneklerde biri 10. Cumhurbaşkanımız olan Ahmet Necdet Sezer’dir. Kendisi protokol yolunu kaldırmış, kırmızı ışıkta beklemiş ve tüm ülkeye örnek davranışlarla birçok sürücü davranışının değişimine katkıda bulunmuştur.

Sonuncusu ise bilgi gücüdür. Burada uzmanlığa değil, verinin ve mantıksal iknanın gücüne dayanır. Kişi o anda elinde tuttuğu stratejik veya kritik bir veriyi kullanarak diğerini yönlendirir.

Bu mekanizmalar incelendiğinde gücün doğasına dair kesin bir bulgu ortaya çıkar: Organizasyonel yapıdan, cezadan veya ödülden doğan güç kaynakları dışsal motivatörlerdir; kişide yüksek enerji gerektiren yüzeysel bir “itaat” sağlarlar. Ancak uzmanlığa, mantıksal iknaya ve psikolojik özdeşleşime dayanan kişisel güç kaynakları, insan zihninde doğrudan bir “inanç ve tutum güncellemesi” yarattığı için çok daha düşük maliyetli, gönüllü ve kalıcı bir uyum meydana getirir.

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: