Sahip olmak
İnsanoğlu doğumundan sonra ikinci kez doğar. Psikolojik doğum için bir nesneye ihtiyaç var...
Sahip olmak
İnsanoğlu doğumundan sonra ikinci kez doğar. Psikolojik doğum için bir nesneye ihtiyaç var...
Yani kendilik nesnesi olan bakıcı; anne ya da türevleri. Winnicot buna “iyi ve yeterli anne” der. Kişi bir diğeri olmadan dünyada var olamaz sonrasında da hep bir ötekine ihtiyaç duyar.
Margaret Mahler’e göre bebek; 0-1 nci ayda monodik bir ilişki içinde, yani dünyanın ve dünyadaki varlığının farkında bile değil. 1-5 nci ayda ise; diadik bir ilişki içinde, sembiyozda. Yani anneyi kendisinin bir uzantısı olarak tanımlar. 5 nci aydan sonra; ayrışma ve bireyselleşme dönemi başlar. Yani 36 ncı ayın bitiminde anneden ayrı bir birey olduğunu ve kendi kararlarını veren bir bireye dönüştüğünü farkeder...
Sonrası mı? 3-6 ncı yaş; triangüler bir ilişki. Anne, baba ve çocuk üçgeninde rekabet ve kendi cinsiyetinden kişi ile özdeşim kurarak, cinsiyet rollerini alıp normal döneme geçiş. Bir sonraki dönem sistemik bir ilişki; insan, toplum ve dünya ile temasta bulunmak.
Peki bu ayrışma ve bireyselleşme döneminde yaşanan dönemsel bir duraklama olursa ne olur? Kişi ikili ilişkilerin içinde kalarak bir diğerinin içinde kendini var etmeye çalışır. Yani içindeki boşluğu bir diğeri ile doldurmaya çabalar. İnsanların gözünden kendini görür.
Bir diğeri bazen bir kişi, bazen sahip olunan bir mal ya da mülk. Uzun saatler çalışır. Belirli statülere sahip olmak için ömrünün geri kalanını harcar. Mutluluğun kaynağını maddi oluşumlarda arar. Yeni bir ev, araba ve belki yeni bir tekne. Aldıkları kişinin oyuncakları haline gelir. Marka giyinmek kendisinin değerini belirleyen bir gerçeklik olur.
Ancak; kişi er yada geç birşeyi fark eder. Ne alırsa alsın içindeki boşluk hissi bir türlü doymak bilmez. Terfi ettiğinde kısa süre için sevinir. Daha onu bile sindirmeden kendine yeni bir hedef koyup, bir sonraki pozisyon için uğraşılara başlar.
Zaman bu gayretlerin düşmanı gibidir. Başlayan ömür hızla geçer ve kişi sona yaklaşır.
Peki bu sorunun çözümü nedir? İlk yılda güvenli bağlanma geliştiremeyen, sonraki iki yılda ayrışamayan ve bireyselleşemeyen, üçlü ilişkilerdeki rekabeti sonlandıramayan ve dünya ile güvene dayalı bir ilişki kuramayan insanın kurtuluşu nedir?
Yaşamsal ve bireysel gerçekliği fark edebilmek ve içsel boşluğu ile baş edebilecek becerilere sahip olabilmek için kendi üzerinde çalışmak.
Yine de bir çözüm olarak son sözü Antik Yunan felsefesinin Helenistik döneminde yaşayan Epikuros söylesin. “Doğal olmayan hiçbir zenginliğin sonu yoktur”.