"Her kaygı" Anksiyete Bozukluğu değildir!

Sosyal medyada izlenen kısa videolar ve içerikler, birçok kişinin kendisine ya da çevresindekilere “DEHB”, “Bipolar”, “Borderline” gibi psikiyatrik tanılar koymasına yol açabiliyor...

26 Mar 2026 - 13:10 YAYINLANMA
"Her kaygı" Anksiyete Bozukluğu değildir!

"Her kaygı" Anksiyete Bozukluğu değildir!

Sosyal medyada izlenen kısa videolar ve içerikler, birçok kişinin kendisine ya da çevresindekilere “DEHB”, “Bipolar”, “Borderline” gibi psikiyatrik tanılar koymasına yol açabiliyor...

Ancak uzmanlara göre ruh sağlığı tanıları birkaç belirtiye bakılarak ya da internet testleriyle konulamaz. Psikiyatri  Uzmanı Dr. Pelin Taş, ruh sağlığı farkındalığının önemli olduğunu ancak her duygunun bir hastalık olarak etiketlenmesinin ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekerek şöyle devam etti:
"Son yıllarda sosyal medyada ruh sağlığı içeriklerinin hızla artması, birçok kişinin kendisini psikiyatrik bir tanı ile tanımlamasına yol açıyor. Özellikle “DEHB”, “Bipolar”, “Borderline” ve “Anksiyete bozukluğu” gibi kavramlar günlük dilde oldukça sık kullanılmaya başladı. Ruh sağlığı konusunda farkındalığın artmasını önemli. Ancak tanı süreci sanıldığı kadar basit değil. Ruh sağlığı tanıları bir hisle ya da kısa bir video izleyerek konulmaz. Tanılar psikiyatristler tarafından uluslararası tanı sistemlerine göre değerlendirilir. Tanı koyarken yalnızca belirtilerin varlığı değil; süresi, şiddeti ve kişinin günlük yaşamını ne kadar etkilediği de dikkate alınır.

Dikkat Dağınıklığı Her Zaman “DEHB” Anlamına Gelmez!
Son dönemde en sık dile getirilen sorulardan biri de “Acaba DEHB miyim?” sorusu. Günlük hayatta dikkat dağınıklığı, unutkanlık veya sıkılma hissi yaşayan birçok kişi bu belirtileri Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile ilişkilendiriyor.
Bu durum her zaman doğru bir değerlendirme değil. Modern yaşamın yoğun dijital uyaranlarının birçok insanda dikkat dağınıklığı yaratabilir. DEHB yalnızca hareketli olmak ya da zaman zaman unutkanlık yaşamak değildir. Günümüzde sürekli ekranlara maruz kalmak dikkat süresini kısaltabiliyor. Modern yaşamın getirdiği dikkat dağınıklığı ile klinik DEHB’yi birbirinden ayırmak gerekir.

Her Kaygı Anksiyete Bozukluğu Değildir!
Kaygı, insanın doğal alarm sistemi olarak kabul ediliyor. Sınav öncesi heyecanlanmak ya da önemli bir toplantı öncesinde gerilmek aslında sağlıklı bir tepki. Ancak anksiyete bozukluğu, bundan çok daha farklı bir tabloya işaret ediyor. Anksiyete bozukluğunda kaygı aşırı, kontrol edilmesi güç ve uzun sürelidir. Çarpıntı, nefes darlığı, mide bulantısı ve kas gerginliği gibi fiziksel belirtiler eşlik edebilir. Bu noktada kişi günlük işlevlerini sürdürmekte zorlanır.

Duyguların Değişmesi BİPOLAR BOZUKLUK Anlamına Gelmez
Duygusal dalgalanmalar yaşayan birçok kişi kendisinde bipolar bozukluk olabileceğini düşünüyor. Oysa bipolar bozukluk belirli klinik dönemlerle karakterize bir hastalık. Bipolar bozuklukta depresyon dönemlerinin yanı sıra mani veya hipomani dönemleri de görülür. Mani dönemlerinde günler hatta haftalar süren az uyku ihtiyacı, aşırı enerji, taşkınlık, hızlı konuşma, düşüncelerin hızlanması, kontrolsüz para harcama gibi belirtiler ortaya çıkar. Tek başına duygusal iniş çıkışlar yaşamak bipolar bozukluk anlamına gelmez.

Borderline ve Kişilik Bozuklukları Sıklıkla Yanlış Anlaşılıyor
Sosyal medyada en çok kullanılan etiketlerden biri de borderline kişilik bozukluğudur.  Bu bozukluk yoğun terk edilme korkusu, kimlik karmaşası, ilişkilerde aşırı iniş çıkışlar ve dürtüsel davranışlarla karakterizedir.  Ancak ilişkilerde yoğun duygular yaşamanın ya da hassas bir yapıya sahip olmak tek başına borderline anlamına gelmez.Tanı için bu örüntünün erken erişkinlikten itibaren devam etmesi ve kişinin yaşamının birçok alanında ciddi sorunlara yol açması gerekir. Benzer şekilde içe dönüklük ile şizoid kişilik bozukluğu da sıklıkla karıştırılabiliyor. Yalnız kalmayı sevmek bir kişilik özelliği olarak kabul edilirken, şizoid kişilik bozukluğunda sosyal ilişkilerden belirgin kopukluk ve duygusal ifadenin sınırlılığı görülüyor.

Online testler ile tanı konulamaz
İnternet üzerindeki psikolojik testler  tanı koydurmaz. Bu testler yalnızca tarama amacı taşır. Psikolojik testler değerlendirme sürecinde yardımcı araçlardır ancak tek başına tanı koydurmaz. Tanı mutlaka klinik görüşme ve uzman değerlendirmesi ile konur.

Ne Zaman Uzmana Başvurmak Gerekir?
Belirtiler haftalarca sürüyorsa
Günlük işlevsellik belirgin şekilde bozuluyorsa
Uyku ve iştah ciddi biçimde etkilenmişse
Umutsuzluk veya kendine zarar verme düşünceleri ortaya çıkıyorsa
Erken başvuru, tedavi sürecinin daha sağlıklı ve kısa ilerlemesini sağlar...

Farkındalık İyileştirir, Abartı Gereksiz Kaygı Yaratır
İnsanlar artık ruh sağlığı hakkında daha fazla konuşuyor ve yardım arıyor. Bu çok olumlu bir gelişme. Ancak her insani duyguyu hastalık olarak etiketlemek doğru değil. Ruh sağlığında ince bir çizgi vardır: farkındalık iyileştirir, abartı ise gereksiz kaygı yaratır.”

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: