Kalp hastalığına yol açan bu 3 risk faktörüne dikkat!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İsmet Dindar, ani kalp krizlerinde, erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, şu bilgileri verdi…

10 Tem 2026 - 13:47 YAYINLANMA
Kalp hastalığına yol açan bu 3 risk faktörüne dikkat!

Kalp hastalığına yol açan bu 3 risk faktörüne dikkat!

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İsmet Dindar, ani kalp krizlerinde, erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, şu bilgileri verdi…     

Risk faktörlerine dikkat…

 “Halk arasında “kalp damarlarında tıkanma” olarak da bilinen koroner arter hastalıkları günümüzün bir numaralı ölüm nedenidir...

Ülkemiz gibi sanayileşen toplumlarda sıklığı gittikçe artmaktadır. Halen 2-2.5 milyon koroner arter hastası olduğu düşünülen ülkemizde bu rakamın yaklaşık 3.5 milyona çıkması beklenmektedir...

Halk sağlığı açısından bu denli tehlike arz eden bu hastalığın engellenmesi şüphesiz ki başlangıçta risk faktörlerinin ortadan kaldırılması ile olacaktır. Koroner arter hastalığı için risk faktörleri; sigara içiciliği, hipertansiyon, diyabet, kanda yüksek kolesterol, şişmanlık, hareketsiz yaşam ve yaşlanmadır...

Koroner arter hastalığının tanı ve tedavisinde de büyük aşamalar kaydedilmiştir. Bu nedenle yüksek risk faktörleri taşıyan kişilerin düzenli periyotlar ile kardiyolojik takibi önem arz etmektedir...

Koroner anjiografi ile tıkanan damarlar tespit ediliyor…

Elektrokardiyografi (EKG), efor testi, ekokardiyografi, ritm ve tansiyon holterleri-kalp ritmini ve tansiyonu takip amaçlı kullanılan cihazlar ve bir takım nükleer ve tomografik tetkikler ile kalp hastalıklarının tanısı başarı ile konabilmektedir.

Yine geçmiş yıllara göre oldukça kolaylaşmış bir tetkik olan “koroner anjiografi” ile de kalp damar tıkanıklıkları büyük bir doğrulukla saptanabilmektedir. Kalp damar tıkanıklığı olan birçok hastanın tedavisi ise günümüzde by-pass cerrahisine gerek kalmadan balon ve stent tedavileri ile yapılabilmektedir.

Özellikle son dönemde tıbbın kullanımına sunulan “ilaç salan stentler” ile by-pass ameliyatına eş değer sonuçlar elde edilebilmektedir.

Bu belirtilere dikkat…

Özellikle 40 yaşın üstünde ve risk faktörlerini taşıyan kişiler günlük eforlar ile ortaya çıkan göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, fenalık hissi ve çabuk yorulma şikayetlerini dikkate almalıdırlar...

Bu şikayetler kalp hatalıklarının belirtisi olabilir. Eğer vaktinde tespit edilmezler ise kalp krizlerine yol açabilirler. Kalp damar tıkanıklıklarının en korkulan sonucu kalp krizleridir.

Kalp damarının aniden tıkanması sonucu kalp kasına oksijen iletilememesi olarak tanımlanabilecek olan bu hastalık ölümcül sonuçlar doğurabilmektedir. Göğüsün ortasında hissedilen, her iki kola veya sırta yayılım gösterebilen, baskı, sıkışma ve yanma tarzında ağrısı olan ve beraberinde terleme, fenalık hissi hatta bayılması olan kişiler mutlaka koroner anjiografi yapılabilen bir merkeze müracaat etmelidirler...

112 acil servise haber verin…

Kalp krizlerinde esas, tıkalı olan damarın bir an önce yeniden açılmasıdır. Bu amaçla pıhtı eriten ilaçlar ve balon-stent işlemleri uygulanmaktadır. Özellikle stent tedavisi kalp krizlerinin erken saatlerinde yapıldığında yaşam kurtarıcı ve hayatı uzatıcı etki göstermektedir...

Bu yüzden kalp krizi geçirdiği düşünülen bir kişiye hemen bir aspirin çiğnetilmeli, sakince bir yere uzandırılmalı, 112 acil servise haber verilerek hastanın en yakın bir anjiografi merkezine sevki sağlanmalıdır.”

 

Kaynak :
Röportaj: Coşkun BEL

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: