Genç yaşta görülen “Fındıkkıran Sendromu”na dikkat!
Karın, bel ve yan ağrısı, idrarda kan görülmesi ve nedeni uzun süre belirlenemeyen kronik ağrılarla ortaya çıkabilen “Fındıkkıran Sendromu”, özellikle genç ve zayıf bireylerde daha sık görülüyor…
Genç yaşta görülen “Fındıkkıran Sendromu”na dikkat!
Karın, bel ve yan ağrısı, idrarda kan görülmesi ve nedeni uzun süre belirlenemeyen kronik ağrılarla ortaya çıkabilen “Fındıkkıran Sendromu”, özellikle genç ve zayıf bireylerde daha sık görülüyor…
Böbrek toplardamarının karın içerisindeki damarlar arasında sıkışması sonucu gelişen hastalık, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor.
Karın içerisindeki damarların birbirine baskı yapması sonucu ortaya çıkan ve halk arasında “Fındıkkıran Sendromu” olarak bilinen Nutcracker Sendromu, genç yaş grubunda yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen önemli damar hastalıkları arasında yer alıyor.
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ünal Aydın, “Fındıkkıran Sendromu” (Nutcracker Sendromu) hakkında şu bilgileri verdi:
Nutcracker Sendromu’nda böbreğin toplardamarı olan renal ven, çoğunlukla aort damarı ile başka bir damar arasında sıkışıyor. Bu baskı nedeniyle böbrekten gelen toplardamar akımı bozulurken, hastalarda ciddi ağrı ve yaşam kalitesini düşüren şikayetler ortaya çıkabiliyor.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Hastalığın belirtilerinin kişiden kişiye değişebileceğini belirten Prof. Dr. Ünal Aydın en sık görülen şikayetleri sıraladı:
Karın ve yan ağrısı
Bel bölgesinde ağrı
İdrarda kan görülmesi
Kronik yorgunluk
Erkeklerde varikosel gelişimi
Kadınlarda pelvik ağrı ve kasık bölgesinde dolgunluk hissi
Uzun süre ayakta kalınca artan ağrılar
Nedeni açıklanamayan kilo kaybı
Aydın, bazı hastalarda belirtilerin hafif seyrederken, bazı olgularda günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyecek kronik ağrılar şeklinde görülebileceğini belirtti.
KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Genç erişkinlerde
Zayıf ve uzun yapılı bireylerde
Hızlı kilo kaybı yaşayan kişilerde
Kadın hastalarda
Anatomik damar farklılığı bulunan bireylerde
daha sık görülebiliyor.
TEDAVİ HASTAYA GÖRE PLANLANIYOR
Prof. Dr. Ünal Aydın, damar bası sendromlarında standart tek bir yöntem olmadığını belirterek tedavinin hastaya özel planlandığını ifade etti.
Cerrahi dışı takip yöntemlerinden endovasküler işlemlere ve açık cerrahiye kadar farklı seçeneklerin bulunduğunu vurgulayan Aydın, özellikle ileri bası ve ciddi semptomu bulunan hastalarda cerrahinin başarılı sonuçlar verdiğini söyleyerek, “Her hasta farklı anatomik özelliklere sahip. Bu nedenle damar bası sendromlarında tedavi planını kişiye özel oluşturuyoruz. Amacımız, damardaki basıyı tamamen ortadan kaldırarak hastanın normal yaşam kalitesine dönmesini sağlamak.” İfadelerini kullandı.