Tartıdaki beklenmedik düşüşü hafife almayın!
Diyet yapmıyor, egzersiz programı uygulamıyor ve yaşam tarzınızda önemli bir değişiklik olmadığı halde kilo mu veriyorsunuz?
Tartıdaki beklenmedik düşüşü hafife almayın!
Diyet yapmıyor, egzersiz programı uygulamıyor ve yaşam tarzınızda önemli bir değişiklik olmadığı halde kilo mu veriyorsunuz?
İstem dışı ve nedeni açıklanamayan kilo kaybı, bazen vücudun verdiği önemli bir uyarı olabilir. Her kilo kaybının kanser anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ebru Karcı, hangi düzeydeki kilo kaybının dikkate alınması gerektiğini, altında hangi hastalıkların yatabileceğini, kanserle ilişkisinin ne olduğunu ve hangi belirtilerde hekime başvurulması gerektiğini anlattı.
Kilo vermek çoğu zaman sevinçle karşılanır. Diyet yapmadan, egzersiz programına başlamadan, yaşam tarzında hiçbir değişiklik olmadan kiloların azalması ise farklı bir anlam taşır. Tıpta "istemsiz" ya da "açıklanamayan" kilo kaybı olarak adlandırılan bu durum, vücudun bir sorunu haber veren ilk ve bazen tek işareti olabilir.
Ağırlığınızın yüzde 5’inden fazla kilo verdiyseniz dikkat!
Genel kabul gören tanıma göre, 6 ila 12 ay içinde, bilinçli bir çaba olmaksızın vücut ağırlığının yüzde 5'inden fazlasının kaybedilmesi dikkat gerektirir. Örneğin 80 kilogram olan bir kişi için bu, birkaç ay içinde 4 kilogramdan fazla kilo kaybı demektir. Özellikle 60 yaş üzerindeki bireylerde durum daha da önemlidir; çünkü ileri yaşta kilo kaybı hem altta yatan hastalık olasılığını artırır hem de kas kaybı, düşme ve bağışıklık zayıflığı gibi sonuçlara yol açabilir.
Her kilo kaybı kanser anlamına gelmiyor
Her kilo kaybının kanser anlamına gelmediğini baştan belirtmek gerekir. Tiroid bezinin aşırı çalışması, kontrol altında olmayan şeker hastalığı, çölyak, iltihabi bağırsak hastalıkları ve mide ülseri gibi sorunlar sık görülen nedenler arasındadır. Tüberküloz gibi kronik enfeksiyonlar, kalp yetmezliği, KOAH ve böbrek hastalıkları da kilo kaybına yol açabilir. Depresyon, yalnızlık ve bunama özellikle yaşlılarda sık rastlanan ve çoğu zaman gözden kaçan nedenlerdir. Kullanılan bazı ilaçlar da iştahı azaltabilir. Bununla birlikte, çalışmalar açıklanamayan kilo kaybıyla hekime başvuran hastaların önemli bir bölümünde altta yatan nedenin kanser olduğunu göstermektedir. Pankreas, mide, yemek borusu, akciğer ve kalın bağırsak kanserleri ile lenfomalar kilo kaybının en sık eşlik ettiği kanser türleridir. Pankreas ve mide kanserlerinde kilo kaybı, bazen diğer tüm belirtilerden önce ortaya çıkabilir.
Bu belirtilere dikkat!
Kanserde kilo kaybı yalnızca iştahsızlıktan kaynaklanmaz. Tümör ve vücudun tümöre verdiği yanıt sonucunda salgılanan bazı maddeler metabolizmayı hızlandırır, yağ ve kas dokusunun yıkımını artırır. "Kanser kaşeksisi" adı verilen bu tablo, beslenme desteğine rağmen tam olarak geri döndürülemeyebilir. Bu nedenle erken fark edilmesi hem tanı hem de tedavi başarısı açısından büyük önem taşır. Kilo kaybına bazı belirtilerin eşlik etmesi durumunda çok daha dikkatli olunmalıdır. Açıklanamayan ateş ve gece terlemesi, belirgin halsizlik, az yemekle çabuk doyma ya da yutma güçlüğü, bağırsak alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan veya siyah renkli dışkı, geçmeyen öksürük ya da balgamda kan, boyun, koltuk altı veya kasıkta ele gelen şişlikler, ciltte ve gözlerde sararma ile kemik ağrıları bunların başında gelir. Bu belirtilerden biri veya birkaçı varsa vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır.
Şüpheli bir durumda neler yapılmalı?
Değerlendirme ayrıntılı bir öykü ve dikkatli bir fizik muayene ile başlar. Kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kan şekeri, tiroid hormonları, iltihap belirteçleri, idrar tahlili ve dışkıda gizli kan testi ilk basamak incelemeler arasında yer alır. Akciğer grafisi çekilir ve yaşa uygun kanser taramalarının güncel olup olmadığı kontrol edilir. Bu bulgulara göre ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, endoskopi veya kolonoskopi gibi ileri tetkikler planlanır. Rastgele ve gereksiz tetkikler yerine bulgulara yönelik sistematik bir yaklaşım hem daha güvenilir hem de hasta için daha az yıpratıcıdır. Tüm incelemeler normal çıksa bile hastanın belirli aralıklarla takip edilmesi önerilir.
Vücudunuzun verdiği uyarıyı dikkate alın
Açıklanamayan kilo kaybı her zaman ciddi bir hastalığın habercisi değildir; ancak göz ardı edilmemesi gereken bir uyarıdır. Kanserlerin erken evrede yakalanması, tedavi seçeneklerini ve yaşam süresini doğrudan etkiler. Bu nedenle tartıdaki beklenmedik düşüşü "stresten", "yaştan" ya da "iyi oldu" diyerek geçiştirmemek gerekir. Burada doğru tutum ne panik ne de ihmaldir. Vücudumuz bazen yüksek sesle değil, sessizce konuşur. Açıklanamayan kilo kaybı da bu sessiz uyarılardan biridir. Onu duymak ve zamanında bir hekime danışmak, sağlığımız için atabileceğimiz en önemli adımlardan biridir.