EDİTÖRÜN KÖŞESİ
Coşkun BEL
Sıvı yağ yerine zehir yiyoruz!
(02/05/2013)
Anasayfa
Haberler
Röportajlar
Danışma Kurulu
Yazarlarımız
Sektörel Haberler
Şeker Hastalığı
Yüksek Tansiyon
Güzellik / Estetik
Göz Sağlığı
Ağız ve Diş Sağlığı
Cinsel Yaşam
Sağlıklı Beslenme
Kalp Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk Sağlığı
Kanser
Aşırı Kilo
Ruh Sağlığı
Organ Bağışı
Tüp Bebek
Sağlık Kütüphanesi
Hastane Telefonları
Kan Merkezleri
Ambulans Telefonları
Tıp Sözlüğü
Kaplıcalar
Önemli Linkler
Anketler
Üyemiz Olun
Künye
İletişim
Kullanım Sözleşmesi
HABER ARAMA
 
İDEAL KİLO HESAPLAMA
Kilonuz kg
Boyunuz cm
 
  Haberler  
Yazdırılabilir versiyon   Geri
(01/12/2011)
Türk Kardiyoloji Derneği`nden
Türk Kardiyoloji Derneği`nden açıklama

Kolesterol ilaçlarının yararsız olduğu ve kullanılmaması gerektiği yönündeki açıklamaların yalan söylemler olduğunu belirten Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Oktay Ergene, “Bilimsellikten uzak olan bu açıklamalar, kamuoyunda büyük tedirginliğe yol açtı. Kolesterol tedavisini yarım bırakan hastalar oldu” dedi…
“Kolesterol tedavilerini yarım bırakan hastalar var”
 
Türk Kardiyoloji Derneği,  son günlerde Türkiye’nin gündemine oturan  “Kolesterol ilaçları gerekli mi?” yönündeki tartışmalara açıklık getirdi. Statin olarak adlandırılan kolesterol ilaçlarının yararsız oldukları ve yan etkileri nedeniyle kullanılmaması yönünde yapılan açıklamaların bilimsellikten uzak olduğunu söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Oktay Ergene, bu asılsız açıklamaların kamuoyunda büyük tedirginliğe neden olduğunu ifade etti. Pek çok hasta, kullanmakta olduğu ilacı kullanıp kullanmayacağı konusunda kafasının karışık olduğunu anlatıyor. Yine birçok hastanın da ilaçlarını ve kolesterol tedavilerini yarım bıraktıklarını biliyoruz” dedi.
 
“Kalp hastalığı riski yüzde 30 oranında azalıyor”

Bu açıklamalarla; kan kolesterol seviyeleri ve koroner kalp hastalığı arasındaki kuvvetli, bağımsız ve sürekli bir ilişki görmezden gelinerek halkın yanıltıldığını belirten  Prof. Dr. Ergene şöyle devam etti: “Tüm kardiyoloji camiasının çok iyi bildiği Framingham çalışmasının 26 yıllık takipli verilerine göre kolesterol değerleri 150-200 mg/dl arasında ise mutlak koroner kalp hastalığı riski yüzde 20’dir. Yani beş kişiden biri koroner kalp hastalığına yakalanmaktadır. Eğer kolesterol seviyesi 225 mg/dl ise mutlak koroner kalp hastalığı riski yüzde 40’a çıkmaktadır. Kolesterol seviyesi 300 mg/dl ve daha fazla ise, mutlak koroner kalp hastalığı riski yüzde 90’dır.  Kötü kolesterol ile 1990’lı yılların başından bu yana yapılan tüm çalışmalar, kolesterol düşürücü ilaçlardan olan statinler ile kan kolesterolünün düşürüldüğü ve kalp hastalığı riskinin yüzde 30 oranında azaldığını göstermiştir. Yani statin tedavisi ile nisbi olarak her üç hastadan biri yarar görüyor…
 
“850 bin kişide koroner kalp hastalığı mevcut”
 
Son 20 yılın en önemli  keşiflerinden olan statinlerin koroner kalp hastalığında oynadıkları çok önemli rol gölgelenemeyecek. Statinlerin bugüne kadar koroner kalp hastalığında ölümü, kalp krizini ve felci engellediği bilinen en etkili tedavilerden bir tanesidir. Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı TEKHARF çalışmasına göre Türkiye’de 50-59 yaş aralığında koroner kalp hastalığı görülme olasılığı  yüzde 13’tür. Son nüfus sayımına göre Türkiye’de bu aralıkta yaklaşık 6,5 milyon insan yaşamaktadır. Bu duruma göre 50-59 yaş aralığında 850 bin kişide koroner kalp hastalığı mevcuttur. Bu da iyi bir kolesterol düşürücü tedavi ile 250 bin kişiyi ölüm, kalp krizi ve felçten koruyabiliriz anlamına geliyor. Bilindiği gibi ilaç olarak kullanılan kimyasal veya organik maddelerin tümünün az veya çok yan etkileri mevcuttur. İşin ilginç yanı kolesterol düşürmede kullandığımız statinler, bugüne kadar bulunan ilaçlar arasında yan etkileri en az olanlardan biridir.” 
 
“Önce sağlıklı yaşam”
 
TKD Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Aksoy ise, “Türk Kardiyoloji Derneği olarak önceliğimiz kişilerin hasta olmamalarını sağlamaktır. Kalp damar hastalıklarının önlenmesinde yaşam tarzımız çok önemli bir rol oynuyor, doğru tercih yaptığımız takdirde kalp - damar hastalıklarını yüzde 80 -85 oranında önleyebiliriz. İlaçlar, hastalarımızın sağlıklı yaşam tarzı uygulamalarını hayata geçirmekte başarısız kaldığı durumlarda başvurduğumuz yöntemlerden sadece birisidir. Sağlık konusunda hastaların doğru bilgilere sahip olması sağlıklı bir toplum için büyük önem taşıyor. Derneğimiz de yıllardır bu yönde kampanyalar gerçekleştiriyor” dedi.


 



1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 |   Kayıt 1-100 / 1756




        Anasayfam Yap

        Favorilerime Ekle

KONUK YAZARLAR
Doç. Dr. Kemal YEŞİLÇİMEN
“Milli Aşı ve İlaç Merkezi” neden yok?
Prof. Hakan GERÇEKOĞLU
İçimizdeki sinsi tehdit: Anevrizma
Prof. Dr. Ziya MOCAN
Daha çok hanımları yakalıyor!
Prof. Dr. Cengiz PATA
Mide rahatsızlığı olanlara tavsiyeler
Prof. Dr. Nurettin LÜLECİ
Her derde deva: OZON
Doç. Dr. Necmi KURT
Canınızı kurtarın!..
Prof. A. Rasim KÜÇÜKUSTA
Türkiye’de bilimsel araştırma da yapılmıyor bilimsel yayın da
Prof. Dr. Vahit ÖZMEN
Meme sağlığı
Prof. Dr. İhsan KARAMAN
İnmemiş testis
Doç. Dr. Ayşe EMRE
Doğal ürünler ve şifalı bitkiler
Op. Dr. Emre İLHAN
Burun estetiğinde üçüncü boyut
Doç. Dr. Cahide TOPSAKAL
Bel ağrısına çözüm...
Doç. Dr. İsmail DÖLEN
Sağlık Okur - Yazarlığı
Op. Dr. Süleyman ESERDAĞ
Vajina estetiğine büyük ilgi!
Diş Hekimi Arzu YALNIZ
Anne karnında başlıyor!
Diyetisyen Sanem APA
Her besinin içeriği farklıdır!
Dilek EMİR
30 yaşın üzerindeyseniz…
Elif OKTAV
Stres, bir hayatta kalma içgüdüsü
Tüm yazarlar
 


Bana Site Yap