Metropol34.com
EDİTÖRÜN KÖŞESİ
Coşkun BEL
Mızrak çuvala sığmıyor!
(18/10/2014)
Anasayfa
Haberler
Röportajlar
Kongre/Konferans
Danışma Kurulu
Yazarlarımız
Sektörel Haberler
Tüp Bebek
Şeker Hastalığı
Yüksek Tansiyon
Güzellik / Estetik
Göz Sağlığı
Ağız ve Diş Sağlığı
Cinsel Yaşam
Sağlıklı Beslenme
Kalp Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk Sağlığı
Kanser
Aşırı Kilo
Ruh Sağlığı
Organ Bağışı
Sağlık Kütüphanesi
Hastane Telefonları
Kan Merkezleri
Ambulans Telefonları
Tıp Sözlüğü
Kaplıcalar
Önemli Linkler
Anketler
Üyemiz Olun
Künye
İletişim
Kullanım Sözleşmesi
HABER ARAMA
 
İDEAL KİLO HESAPLAMA
Kilonuz kg
Boyunuz cm
 
  Kalp Sağlığı  
Yazdırılabilir versiyon   Geri
(17/12/2009)
Herkes anjiyo olabilir mi?
Kalp hastalıklarının belirlenmesinde büyük kolaylıklar sağlayan el bileğinden gerçekleştirilen anjiyo yöntemi, bazı hastalara uygulanamıyor. Doç. Dr. Ertan Ökmen bilgi verdi…

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen “el bileğinden anjiyo yöntemi” hakkında merak edilen sorulara cevap verdi:
 
1) Anjiyo kararı nasıl alınıyor?
Herkese anjiyo yapılması gerekmiyor. Bunun belli kriterler var.  Efor testi bozuk olan, ekokardiyografisinde sorun çıkan, göğüs ağrısı yaşayan hastalarda tüm bilgileri toplayıp anjiyo yapıp yapmayacağımıza karar veriyoruz. Daha sonra, yöntemler konusunda hastaya bilgi veriyoruz.
 
2) Hastalar anjiyo yöntemini belirlerken tereddüt yaşıyor mu?
Aslında hasta yöntemi belirleme konusunda değil, anjiyo yapılması ya da yapılmaması konusunda tereddüt yaşıyor.  Anjiyo binde 1’in altında hayati riski olan bir yöntemdir. Ortaya çıkabilecek riskler de genellikle anjiyoda giriş yeriyle ilgili oluyor.

3) Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?
Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasık damarı yolu yapılan stent girişimlerinde işlem esnasında yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulanması nedeni ile işlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için 4-6 saat bu ilaçların etkisinin geçmesi beklenir bu zaman zarfında hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. 4-6 saat sonra kılıf çekilerek elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine 4-6 saat kum torbası ile ağırlık konularak kanamanın durdurulması sağlanmaya çalışılır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiyografi yapılan hasta 6 saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden düz yatmak zorundadır. Ayağa kalkamaz, tuvalete gidemez. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır.  Hasta ertesi gün bandajını çıkarabiliyor. Tabii ki hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir.

4) Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir?
Hasta isterse aynı gün işine dönebiliyor. Ancak bu anjiyo sonucuna göre belirleniyor. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılıyor.

5) İşlem nasıl yapılıyor?
Anjiyo yapılacak kişinin cilt altı uyuşturuluyor ve işlem lokal anestezi altında yapılıyor. Kesi çok küçük olduğu için hasta ağrı hissetmiyor.

6) İşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu?
El bileğinden anjiyo, üç mm`lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte bir iz oluyor.
 
7) Komplikasyon olabiliyor mu?
Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok! Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan üç mm`lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar, bu deliğin iyi kapanamamasından oluşur. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar, büyük bir damardır. Arkasında kemik dokular ve geride, kas ve yağ dokuları vardır. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi bir sıkışma sağlanır. El bileğinden yapılan anjiyoda, damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde, kanama durdurulur ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanır.

8) Başarı oranı nedir?
2007 yılından bu yana hem yurt dışından hem de yurt içinden bize başvuran yaklaşık 5 bin civarında hastaya koroner anjiyografi ve stent girişimini bu yöntemle başarı ile uyguladık. Halen Fransa, Japonya, Çin, Belçika, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede standart olarak bu yöntem kullanılıyor.

9) Anjiyonun sonuçları ne zaman ortaya çıkıyor?
Sonuçlar anında ortaya çıkıyor. Çünkü işlem sırasında ne olduğunu hemen görüyoruz ve ne yapılması gerektiğine o anda karar veriyoruz.

10) Anjiyo yapılırken damar tıkanıklığı tespit edilirse ve stent takılması gerekiyorsa uygulama hemen mi yapılıyor?
Genellikle şöyle bir yol izliyoruz: Eğer bırakılamayacak kadar çok kritik bir darlık varsa, balon ve stentle açılmaya uygunsa; o zaman stentle açıp, tedavi ediyoruz. Örneğin; kalp krizi geçiren hastalara veya hiçbir şey olmamasına rağmen anjiyoda çok kritik olduğu görülen vakalara aynı anda stent takılabiliyor. Anjiyo yapar gibi aynı yöntemle, aynı yoldan, aynı gün ve aynı seansta yapılabiliyor. Eğer o kritik darlık kolayca açılmıyorsa öncesinde hazırlık yaparak, stent takmayı tercih ediyoruz. Aynı zamanda hastayla tedavi alternatiflerini de tartışabilecek zamanı buluyoruz.

11) Bu yöntemin uygulanamayacağı kişiler var mı?
Yapmayı istemediğimiz hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi; diyalize giren hastalar... Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında, kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor.

12) Damar yapıları çok ince olan zayıf kişilere uygulama mümkün olabiliyor mu?
Hayır, yapılamayacak gruplardan biri de çok zayıf olan kişiler. İri vücutlu kişilerin damarları zayıf olanlara nazaran daha geniş oluyor. Çok ince yapıdaki kişilerin damarlarını elimizle kontrol ediyoruz, gerekirse ultrasonla bakıyoruz ve damarların işlem için uygun çapta olup olmadığına karar veriyoruz. Ancak kullandığımız kataterler çok ince. Bu nedenle damar yapılarının inceliği nedeniyle işlemi yapamadığımız hasta oranı sadece yüzde 1’dir.

13) Uygulamada ya da sonuçlarda kadın erkek arasında bir fark var mı?
Her iki cins arasında uygulama açısından bir fark yok. Tek fark, kadınların damarları erkeklere oranla daha ince. Ama bu farklılık da bize, zorluk sağlamıyor.

14) Bir kişiye birkaç defa el bileğinden anjiyo yapılabilir mi?
Elbette mümkün. Böyle bir durumda, bir önceki işlemin gerçekleştirildiği yerin, yarım santim üstünden girip, anjiyoyu oradan yapabiliyoruz. Böylelikle işlem hem biz, hem de hasta için daha da kolaylaşıyor. Bir diğer yöntem olarak, işlemi karşı taraftaki bileğe uygulayabiliyoruz. Birkaç defa anjiyo yaptığımız ve daha sonra balon stent taktığımız birçok hastamız var.

15) Kişi anjiyo sonrasında gündelik yaşamına nasıl adapte olunuyor?
Bu yöntemle hasta yürüyerek evine gidebiliyor. Hatta gündelik yaşamında kolunu zorlamadan istediği her şeyi yapabilir. Zorunlu olmadıkça banyo yapılmasını önermiyoruz. İşlem sonrasında özel olarak uygulanması gereken bir beslenme rejimi yok.

 



Kayıt 1-63 / 63




        Anasayfam Yap

        Favorilerime Ekle


KONUK YAZARLAR
Doç. Dr. Kemal YEŞİLÇİMEN
Ya bir yol bulun, ya da yoldan çekilin!
Prof. Hakan GERÇEKOĞLU
İçimizdeki sinsi tehdit: Anevrizma
Prof. Dr. Ziya MOCAN
Daha çok hanımları yakalıyor!
Uzman Psikolog H. Fatih Dane
Travma ve sonrası…
Prof. Dr. Cengiz PATA
Mide rahatsızlığı olanlara tavsiyeler
Prof. Dr. Nurettin LÜLECİ
Her derde deva: OZON
Doç. Dr. Cahide TOPSAKAL
Bel ağrısına çözüm...
Doç. Dr. Necmi KURT
Canınızı kurtarın!..
Prof. Dr. Vahit ÖZMEN
Meme sağlığı
Doç. Dr. Ayşe EMRE
Doğal ürünler ve şifalı bitkiler
Doç. Dr. İsmail DÖLEN
Sağlık Okur - Yazarlığı
Diş Hekimi Arzu YALNIZ
Anne karnında başlıyor!
Diyetisyen Sanem APA
Her besinin içeriği farklıdır!
Tüm yazarlar
 


Bucks - Digital Media Publishing Agency