EDİTÖRÜN KÖŞESİ
Coşkun BEL
Bu sese kulak verin!
(17/09/2014)
Anasayfa
Haberler
Röportajlar
Kongre/Konferans
Danışma Kurulu
Yazarlarımız
Sektörel Haberler
Tüp Bebek
Şeker Hastalığı
Yüksek Tansiyon
Güzellik / Estetik
Göz Sağlığı
Ağız ve Diş Sağlığı
Cinsel Yaşam
Sağlıklı Beslenme
Kalp Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk Sağlığı
Kanser
Aşırı Kilo
Ruh Sağlığı
Organ Bağışı
Sağlık Kütüphanesi
Hastane Telefonları
Kan Merkezleri
Ambulans Telefonları
Tıp Sözlüğü
Kaplıcalar
Önemli Linkler
Anketler
Üyemiz Olun
Künye
İletişim
Kullanım Sözleşmesi
HABER ARAMA
 
İDEAL KİLO HESAPLAMA
Kilonuz kg
Boyunuz cm
 
  Röportajlar  
Yazdırılabilir versiyon   Geri
(14/10/2007)
İstanbul Cerrahi Hastanesi...
İstanbul Cerrahi Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Göz Hastalıkları Uzmanı Operatör Dr. Sinan Göker, www.bizimsaglik.com un sorularını cevapladı…

Yaklaşık 60 bin lazer operasyonuna imza atan Operatör Dr. Sinan Göker, operasyonda hekimin yüzde 70, teknolojinin ise yüzde 30 rol oynadığını belirterek, hekimin tecrübesi kadar, cihaz ve malzemenin kalitesinin de önemli olduğunu vurguluyor…

Lasik ve Excimer lazer hakkında bilgi verir misiniz?

Birkaç dakika süren gözde lasik operasyonu, ‘Excimer lazer’ cihazıyla yapılıyor. Cihaz ilk önce plastik endüstrisinde ve elektronik entegre devrelerinin üretilmesinde kullanılıyor. İlk defa 1988 yılında ABD’de miyop gözlerin tedavisinde deneniyor. İnsanoğlunun elindeki en hassas neşter özelliğine sahip cihaz ile kornea tabakası tıraşlanarak görme kusurları (miyop, hipermetrop ve astigmat) ortadan kaldırılıyor. Korneaya her dokunuşta saç telinin 400’de birine tekabül eden 0,25 mikron doku tıraşlanıyor. Lasik uygulanmadan önce korneanın dış yüzeyinden 0,16 milimetre kalındığında bir kapak kaldırılıyor. Kapak işlem sonrası kapatılıyor…

Kimlere yapılmaz?

Hasta 18 yaşından büyük ve göz yapısı ameliyata uygun olmalı. Görme kusuru; miyopta -14 dioptri, astigmatta -5 dioptri, hipermetropta ise +8 dioptri sınırını aşmamalı. Kornea dokusu kalınlığı elvermeyenlere, keratokonus hastalarına, romatizmalılara, hamilelere ve diyabet kaynaklı göz içi kanamalılara lasik operasyonu uygulanamıyor.

Lazer operasyonlarında risk var mı?

Ülkemizde, lazer operasyonlarında gözü kaybetme riski hemen hemen hiç yok. Tecrübeli bir doktor, iyi ekipman, ekip ve cihazlarla çalışıyorsa kişinin gözünde ilerde hayatını etkileyebilecek ciddi bir hasar kalma riski de yok. Çok ufak tefek şeyler olabilir. Ama bunun tersi de geçerli. Ucuz malzemeyle, deneyimsiz ve eğitimsiz doktor ya da özen göstermeden yapılan bir tedavi sonucu kişinin gözünde ciddi bir hasar kalabilir… Yani ameliyat öncesinde gözlük ya da lensle yüzde yüz derecesinde gören bir kişinin, komplikasyonlar sonucunda görme keskinliği, gözlük ve lens kullanmasına rağmen yüzde 60, yüzde 50’ye düşebiliyor. Yüzde 70’in üzerine çıkamıyor. Bu kalıcı bir hasardır. En çok korkulan şey budur zaten. Ama maalesef böyle bir komplikasyon riski var. Bu yüzden herkes deneyimli doktorlara gitmek istiyor.

Peki bu olumsuz durumun sorumlusu kim?

Doğruyu söylemek gerekirse, başta ucuz malzeme, ucuz lazerdir… 250 bin dolara da lazer var, 750 bin dolara da... Benim kullandığım lazerin fiyatıyla üç tane lazer alırsın. O da lazer, o da lazer. Hastanın bunu bilme imkânı hemen hemen hiç yok. Çünkü ‘Lazeriniz en son teknoloji mi?’ diye sorulduğunda, herkes tabii ki ‘en son teknoloji’ diyor. Türkiye’ye 14-15 yıl önce getirdiğim ilk lazeri de kullandıktan sonra birilerine sattım. Eski lazerler de dolaşıyor ortalarda. Onları kullananlar da en yeni teknoloji diyorlar. Kimse eski teknoloji demez…

Yakın gözlüklerimizi çöpe atalım mı?

Bu konuyu sizin aracılığınızla bir kez daha net bir şekilde ortaya koymak istiyorum. 
Lazerle yaşa bağlı yakın görmenin tedavisi daha tam olarak çıkmadı. Bu da çok istismar edilen konulardan biri. İki üç senede bir ‘Yakın gözlüklere paydos, gözlükleri çöpe atın’ diye ilanlar veriyorlar. Türkiye öyle bir ülke ki tek bir insan çıkıp ‘bu doğru değil, yalan, herkes kandırılıyor’ diyemiyor. Yakın gözlüğün, ne Türkiye’de ne dünyada ne de uzayda daha tedavisi çıkmadı. Ama birileri, kurumlar  tam sayfa ilan verip ‘yakın gözlükleri çöpe atın’ diyebiliyorlar.

Hasta bu durumu anlayamaz mı?

Gazetelerdeki ilanları okuyan hasta “Ben de yakın gözlüğümü atmak istiyorum” düşüncesiyle bu tip merkezlere başvuruyor. Sıfır numara olan bir gözü bozup miyop yapıyorlar. Mesela 2 numara miyop. Kişi o gözle yakını görebiliyor. Al sana yakını görüyorsun. İşin enteresan yanı, kişi bu operasyondan sonra uzağı göremiyor. Yakın gözlüğü takmıyor ama uzak gözlüğü takıyor. Soruyorum size… Şimdi bu yakın gözlüğün tedavisi mi oluyor?

 



Kayıt 1-50 / 50




        Anasayfam Yap

        Favorilerime Ekle


KONUK YAZARLAR
Doç. Dr. Kemal YEŞİLÇİMEN
Ya bir yol bulun, ya da yoldan çekilin!
Prof. Hakan GERÇEKOĞLU
İçimizdeki sinsi tehdit: Anevrizma
Prof. Dr. Ziya MOCAN
Daha çok hanımları yakalıyor!
Uzman Psikolog H. Fatih Dane
Travma ve sonrası…
Prof. Dr. Cengiz PATA
Mide rahatsızlığı olanlara tavsiyeler
Prof. Dr. Nurettin LÜLECİ
Her derde deva: OZON
Doç. Dr. Cahide TOPSAKAL
Bel ağrısına çözüm...
Doç. Dr. Necmi KURT
Canınızı kurtarın!..
Prof. Dr. Vahit ÖZMEN
Meme sağlığı
Doç. Dr. Ayşe EMRE
Doğal ürünler ve şifalı bitkiler
Doç. Dr. İsmail DÖLEN
Sağlık Okur - Yazarlığı
Diş Hekimi Arzu YALNIZ
Anne karnında başlıyor!
Diyetisyen Sanem APA
Her besinin içeriği farklıdır!
Tüm yazarlar
 


Bucks - Digital Media Publishing Agency